Güncelleme var, idare edin şimdilik..


Çünkü bu gece benimle sevişecek..06.11.09

You’ll never make me stay
So take your weight off of me
I know your every move
So won’t you just let me be
I’ve been here times before
But I was to blind to see
That you seduce every man
This time you won’t seduce me

diye başlar rahmetli MJ’ın Dirty Diana’sı (dayana diye okununca daha havalı oluyor). Herkes yine kendisi gibi siyahi şarkıcı olan ve bir zamanlar aşık olduğu hatta taptığı iddia edilen meşhur Diana Ross için yazıldığını sanmıştı bu şarkının. Ama açıklamasını yaptı Michael: bu şarkı müzisyenlerle tanışmayı, konser sonrası kapılarında beklemeyi yani hayranlığı profesyonelliğe dökmüş Diana isimli bir hatuna yazılmıştı.

Bundan bir milenyum önce (gene) Bon Jovi gelmiş idi Türkiye’ye. Konserine gideceğim diye yeminler ettiğim şahsiyet. Gittim tabii ki. Konser sonunda ben ve birtakım kendimize “salaklar” olarak isim takmış insanlar Conrad International’ın bahçesinde bir kartal arabanın steyşın kısmında sabahladık. Neymiş Jon’u görcez camdan da o da bize el sallayacak da. Ya da es kaza resepsiyondakiler uyur kalırsa otele dalacaz. Sanki Hollywood filmi anasını satayım. Jon da uyanır ve lobiye iner. Genç kızla gözgöze gelirler. Gel seni New Jersey’e götüreyim der. Orda çifliğimin kadını tavuklarımın annesi ol der. Kız da gider :D

Yok tabii öyle bişi. Kimseyi göremedik. Camdan bile el sallamadı. Dirty Diana falan olmadık. Ama şarkının devamını dinleyelim. Michael bunu yaşamış:

 She’s saying that’s ok
Hey baby do what you please
I have the stuff the you want
I am the thing that you need
She looked me deep in the eyes
She’s touchin’ me so to start
She says there’s no turnin’ back
She trapped me in her heart

Kıza yüz vermek istemez bizim Michael. Yorgunum ben, evde aşkım beni bekliyor falan der. Ama kız cevval. Adı üstünde ‘dirty’ :)

Şarkı heyecanlıca devam ediyor. Sonu güzel. Çok havalı:

Diana walked up to me,
She said I’m all yours tonight
At that I ran to the phone
Sayin’ baby I’m alright
I said but unlock the door.
Because I forgot the key.
She said he’s not coming back
Because he’s slepping with me

Michael sevgilisini arıyor. Canım birşeyim yok gelicem ama kapıyı kitleme anahtarımı unutmuşum derken Diana telefonu elinden kapıp: “gelemiyecek çünkü bu gece benimle sevişecek” diye şarkıyı bitiriyor.

Heyecan diye buna derim.. Allah hepinize versin.. Diana yani. ‘Dirty’ sinden :D :D

Kategori(ler) Aşk Meşk, Entresan, HaBeRLeR.., Hayat - Ölüm, Kişisel, Memorystick, Müzik, Tarih | Yorum Yok →

Ben küçükken..10.07.09

Ben küçükken ilkokul beş sene, lise üç seneydi.

Ben küçükken kara tahta ve tebeşir vardı.

Ben küçükken herkes okuluna yürürdü, taşımalı sistem falan yoktu.

Ben küçükken Anadolu lisesi ve özel okul sınavlarına 5. sınıf bitiminde girilirdi.

Ben küçükken Türkiye’de 67 il vardı.

Ben küçükken Sovyetler Birliği ve Çekoslovakya vardı.

Ben küçükken Berlin duvarı vardı.

Ben küçükken TC kimlik numaram yoktu.

Ben küçükken sesli yanıt sistemi yerine santral memuresi vardı.

Ben küçükken cep telefonu ve bilgisayar yoktu.

Ben küçükken internet explorer da yoktu.

Ben küçükken Bill Gates fakir ama gururlu bir Harvard öğrencisiydi.

Ben küçükken Fatih Sultan Mehmet köprüsü yoktu.

Ben küçükken Ankara’dan İstanbul’a otoban yoktu.

Ben küçükken Michael Jackson zenci ve sağdı.

Ben küçükken özel radyo ve televizyonlar yoktu.

Ben küçükken Spongebob Squarepants de yoktu.

Ben küçükken Rock’n Coke yoktu.

Ben küçükken Barış Manço’nun 7′den 77′ye programı vardı.

Ben küçükken Adile Naşit’in ‘Uykudan Önce’si vardı.

Ben küçükken İran-Irak savaşı vardı.

Ben küçükken kaset çalarlar vardı.

Ben küçükken baba Bush vardı.

Ben küçükken üniversite sınavı ÖSS ve ÖYS olmak üzere iki basamaklıydı.

Benim en son girdiğim sınav KPDS olup sınavdan 86 almam o zamanki amirim için hiçbişi ifade etmemişti.

Ben anlamaz SBSSSS KPSSSS DHKPSSSS  GHHSSS HJCVSSASSS ERSSSFDSSS  lerden :D

Kategori(ler) Gır-Gır, Kişisel, Memorystick, Tarih | 1 Yorum →

REST IN PEACE, NO MATTER WHAT COLOR IT IS..30.06.09

Dün bilimum video sitelerinden birinde malumu aliniz yeni ölen -ve hatta ölmemiş olabilir mi acaba diye de düşündüren- MJ abimizin bir klibinin altında şöyle bir yorum okudum:

“Sadece Amerika’da fakir ve zenci bir erkek çocuğu olarak dünyaya gelen bir insan zengin ve beyaz bir kadın olarak ölebilir. Size ve tüm o sevgi dolu cümlelerinize acıyorum. You’are pathetic*!!!”

Tebdil-i Mekan’da okuduğum yazıdan sonra bazı insanların evet doğru dünyaya sığmadığı fikri çok hoşuma gitti. Onlar dünyaya sığmıyorlardı ama kendi dünyalarını içlerine sığdırmakta güçlük çektikleri için taşırıyorlardı bize doğru. Kimisinde şiir oldu damladı. Kimisinde yazı oldu aktı bedenlerimize. Kimisinde sesler ve görüntüler aynı anda çağladı.

MJ’in müziğinin özenle hazırlanmış videokliplerine yeniden bir göz gezdirince yahu bunlar da CD’den dinlenecek malzemeler değil ki dedim kendi kendime! Adam zirvede olduğu her 10 yılda kendini yenilemeden duramayan kendini yenilemek derken görüntüsünü de %100 değiştirmeden edememiş bir adam. Kliplerinde hep bir muziplik hep beklenmedik bir görüntü bir dans seyirciyi ters köşeye yatıran bir bitiş!

İtiraf edeyim lisedeyken “Moonwalker” filminin ikinci yarısını ulan para verdik acaba ne yapmış devamında diyerek seyretmiş olsam da şimdi düşünüyorum. Hangi müzik adamı hayal gücünden taşanlar için o kadar uzun metrajlı bir klip çekmeye tamam çekmek neyse de o filmi bütün dünyada diğer adamakıllı filmlerin arasında vizyona sokmaya muktedir olmuştur ki? (hakkını yemiyim bi de Pink Floyd’un “The Wall” u var:) )

Asi olmayan yerden fikir çıkar mı? Fikrin çıkmadığı yerden yaratıcılık yaratıcılığın olmadığı yerden de eser çıkar mı? Adam yaratılmış olduğu renge varıncaya kadar bir asilik içinde. Ama “Remember the time” klibini yayınlarken dediler ki klipte oynattığı  oyuncu  Eddie Murphy ve manken İman siyah ırka karşı olan bir saygı duruşuymuş falan fişmanmış.

Bu ne perhiz bu ne MJ diyesi geliyor insanın! Ama belki de “ben böyle olmaktan utandım değiştim ama siz utanmayın! Ben şimdi de değiştiğim için utanmaktayım!” demek istedi kral kimbilir?

Kaşının üzerinde gözü var ya da taraftar önyargısıyla yav bu adam şu renk doğdu bu renk öldü diye düşünmeden yaptıklarını müziğini, müziğinin görüntüsünü kucaklıyorum ben. Adını belki de bir kez duymuş müziğinin mi’sini bile duymamış bir nesil öğrendi şimdi neler yaptığını. Ve ne güzel şarkıları varmış yav bu adamın dediklerini biliyorum bizzat.

Bir zamanlar rahmetli Barış Manço’nun ölümü üzerine yapılan dedikodular vardı. Bir dünya starında ise dünya çapında dedikodular olacaktır. Ama eğer gerçekten öldü ise  “Liberian girl” klibindeki yönetmen tavrıyla saklandığı yerden çıkmayacaksa  eğer, neden nasıl öldüğü adli tıpın ve ailesindeki varislerinin işi olmalı.

Ben sesiyle, müzisyenlik anlayışıyla, çektiği görüntülerdeki hayal gücüyle, insanları peşinden sürüklemesiyle, dansıyla bir daha eşi benzeri en azından bizim dünyada ikamet ettiğimiz süre içinde gelmeyecek olan bu adam/insan/zenci/kadın/beyaz/baba/gay her ne ise onu hep bembeyaz dişleriyle muzipçe sırıtması ve parmaklarındaki ne idüğü belirsiz yara bantları ile anacağım.

Doğduğu ve öldüğü andaki rengiyle ilgilenerek kendilerini SİYAH la BEYAZ ın farkını görüyorum sananlar ise bu adamın geride bıraktığı müzikal ve görsel mirastan hiç nasiplenemeden ömür boyu kulak ve renk körü olarak yaşasınlar!!!

*acınacak haldesiniz!

Kategori(ler) Dalgalı Bulutlu, HaBeRLeR.., Hayat - Ölüm, Kafamı Bozanlar, Kişisel, Memorystick, Multimedya, Müzik, Sevgi İşi, Sinema, TV, Tarih, Video | 1 Yorum →

Beyaz Saray, içinde gezinen insanlar farkedebilsin diye ilk defa bir siyah başkanla ‘kontrast’ imzaladı07.11.08

CNN Amerika’daki seçimler esnasında dünyada bir ilke imza attı. Chicago’da Obama taraftarlarının bir araya geldiği meydandaki bayan muhabir Jessica Yellin, CNN’in New York’taki merkez stüdyosunda bulunan ana haber spikeri Wolf Blitzer’in karşısında hologram olarak çıktı. Kendisini çevreleyen 35 adet high definition kameranın yansıtmasıyla elde edilen görüntüsünü Star Wars’daki Prenses Leia’ya benzetti.
Merak etmeyin ben size Beyaz Saray’dan Obama Günlüğü’nü sunarken öyle odanızda mantar gibi bitmiycem. Neme lazım mahremiyet diye bişi var. Son teknolojiymiş! Belki adam haberleri kabız olduğu için- ki bu haberlerle kabız olmamak mümkün değil- tuvaletten izliyor! Neyse ne! Buyrun Obama Günlüğü Washington D.C’den sıcak sıcak:
*Oval ofis’teki White Westinghouse’lar derhal Black&Decker modelleriyle değiştirilecek-bu markanın buzdolabı yoksa ürettirilecek-
*Beyaz Saray önce sarıya sonra siyaha boyanacak.Halkı korkutmamak lazım.
*Bundan 20 yıl sonraki seçimlere yetiştirmek üzere bir adet beyaz çocuk evlat edinilecek.-önce Michelle’e sorulacak.Ne? Beyaz bi köpek mi alsak? Tamam hayatım sen ne dersen o!-
*Babam Amerika’ya getirtilecek. Gelince ‘oğlum ben sana ABD başkanı olamazsın demedim adam olamazsın dedim’ derse hakkında iyisi düşünülecek!
*Michael Jackson aranacak. Beyazlaştırıcı formülleri öğrenilecek. Bir dahaki seçime beyaz olarak katılınılacak.
*Daniel Craig ‘başkan siyah olursa Bond da siyah olmalı demiş. Samuel L. Jackson, Denzel Washington, Will Smith, Jamie Foxx, Morgan Freeman’a devlet sanatçısı ünvanı verilecek. Şu filmler siyah oyuncularla yeniden çekilecek:
-Harry Potter ve Siyah Prens
-Yüzüklerin Efendisi Siyah Kralın Dönüşü
-Matrix Reelected
-007 James Bond Yes We Can Change
*Papa da siyah olsun deniyor. Madonna’ya gidip Vatikan’da Papa don’t preach şarkısını söylesin diye yol parası verilecek.

Not: patron yeni sayfa/n/mız hayırlı olsun. Demek sen de yes we can change dedin :)

Kategori(ler) Memorystick | 5 Yorum →

  • OkuyorumDinliyorumSeyrediyorum

  • Abone Olun

  • RSS Dinlediğim Şarkılar

  • Son Yorumlar

  • RSS İzlediğim Videolar

  • Etiketcanlar

  • Entresan


  • iTaLiaNo20 K.M.