Orda burda gezerken 1 Mayıs’ın RSS günü ilan edildiğini öğrendim. RSS servisini çok beğenen birisi olarak, elimden geldiğimce ben de biraz gireyim işin içine dedim. Tabi işin ucunda çekilişli kuralı, çıkmaz demeyin şansınızı deneyin tarzı ufak ödüllemeler daha da cazip kıldı. Bende şans yoktur, bana bir şey çıkmaz zaten de
en azından RSS hakkında herhangi bir bilgisi olmayanlara yardımımız dokunur belki. Ayrıca uzun zamandır, blogunun RSSsi kullanılamaz hale gelen ve onu tamir edebilmek için, sorunu bulamayan birisi olarak, daha da bir istekli hale geldim. Yeni WordPress sürümü sayesinde artık RSSmiz çalışmakta.
Efendim, RSS Really Simply Syndication’ un kısaltmasıdır. Türkçe karşılığı ise besleme diyebiliriz basitçe. Ne iş yapar derseniz, RSS hizmeti veren her hangi bir siteye(müzik, video, resim, yazı siteleri) abone olur ve internete her girdiğinizde sitenin kendisine gitmeden, son ve yeni içeriklerini görebilirsiniz. Halkımızın çoğu IE6 kullanmakta olduğu için bu servisten haberdar bile değiller. Sizlere tavsiyem Firefox indirmeniz ve RSS servisi veren siteleri takip etmeniz.
Peki bir sitenin RSS hizmeti verdiğini nasıl anlarız?
Çok basit. RSS üyeliğine izin veren tarayıcılarda, adres çubuğunun en sağında küçük RSS logosu çıkar. Ona tıklayıp, bir sonraki ekranda Beslemeye Abone Ol derseniz, işlemi kolayca gerçekleştirebilirsiniz. Haydi RSS kullanmaya diyorum! 
Devamını oku →
Kategori(ler): blog, İletişim, İnternet | 1 Yorum →
Son zamanlarda Türk blogcuları arasında bir “Oy verme” “Oy isteme” hezeyanı baş gösterdi. Olayın birinci dereceden faili, Bloglama.com‘un fikir babaları. 2. dereceden fail olarak göremeyebiliriz ama yardımcı ve yatakçısı ise Microsoft. Sanırım oylamaya katılmak ve blogunuzla yarışmak için son başvuru tarihi geçtiğimiz günlerdeydi yani bitti. Şimdi ise önümüzdeki günlerde yapılacak seçimler için oylama süreci başlamış. Türk blog dünyasında tanıdığınız tanımadığınız çoğu blogda Oy verelim efem nasihatleri, Aa sen oy vermemişsin ayıp ayıp tarzında kınamalı mesajlar, afilli bannerler, özel tasarım headerler mevcut. Ben olayın cereyan ettiği ilk günlerde internete uzak bir yaşam tarzı seçtiğim için (bkz. Lost) vaziyetten haberdar değildim. Dolayısıyla Çocukların Sitesi iTaLiaNo20.com’u yarışmaya sokamadım. Aslında son güne yetiştim fakat bu seferde bana uyan bir kategori olmadığını farkettim ve girmedim. İnsan bir iki +18lik kategori açar di mi? Tamam porno film yayınlamıyoruz
ama yazdıklarımın çoğu Ailelerin Sitesindeki gibi edepli adaplı yazılar değil. Neyse efenim her blogcu kendilerine oy verilmesini istemiş ama bu ülkenin başına %30luk bir oy dilimiyle gelmiş olan parti bile bir sonraki seçim için oy vaadleri etmişti. Demek istediğimiz verilecek oy karşılığında baklava börek, futbol topu, sweat-shirt, çakı çakmak ayna tarak vb. hediyeler isteriz. Karşılayacaklar varsa iletişim kurup, o güzel oyumu alabilir 
Kategori(ler): Entresan, Gır-Gır, Yapma Bunu, blog, İnternet | 1 Yorum →
WordPress blog altyapısı kullananlar bilirler. Standart kurulumdan sonra admin kullanıcısı atanır ve çoğumuz bu kullanıcı üzerinden bloglamaya devam eder. Kurulumda verilen şifreyi genelde değiştiririz fakat blogumuzun yöneticisi olarak admin’i kullanmaya devam ederiz. WordPress bloglarını hacklemek isteyenlerin kullandığı bir yöntem ise bu standart admin kullanıcısı üzerinden blogunuza ulaşmak. Eğer bu kullanıcıyı silersek, böyle bir ihtimali ortadan kaldırmış oluruz. Ama WordPress doğal olarak bunu izin vermiyor. Peki ne yapabiliriz?
Bir çok yolu var ama en garantisi ve en basiti, veritabanınızda yapacağınız bir satır değişikliği. 2.5 sürümünden eski WordPress kullanıcıları için veritabanımızdaki wp_users tablosundan 1 numaralı satırda bulunan admin’in, user_login ve user_nicename değerlerini, admin yerine giriş yapacağımız yeni admin adımızı yazalım. WordPress 2.5 ve üstü için ise wp_******_users bölümünden aynı yerleri değiştirelim. Alttaki resimde içi beyaz boyalı yerleri değiştireceğiz ve ikisi de aynı olacak!

Blogumuzdaki yazılara, kullanıcılara müdahale etmeden, bu basit sorunu ortadan kaldırdık. Artık ortada admin kullanıcı adlı bir yöneticimiz yok 
Kategori(ler): Güvenlik, Wordpress, blog | 2 Yorum →
diye bir şey yok… Diyor şarkıda, ben de öyle bu aralar. Bir türlü düzene alışamadım, hayata alışamadım, olanlara alışamadım. Kabullenmesine kabullendim ama acımı dindirmeye yetmiyor bunlar. Üniversite desen ayrı bir alem, dersler sınavlar olaylar vs. vs. Herşeyin monoton olduğu dünyada ben monotonlaşamadım. Sıradan bir insan gibi olamadım şu dünyada. Hep bi çıkıntılık yapmam lazım sanki, belki bana verilen görev de bu. Özellikle uğraşmıyorum ama belki doğduğum köyde ebenin olmamasıdır bunun sebebi de.
Yarın sabah 8′de Denizli’ye yolculuk var. Yüreğimi burkuyor orası, gitmek istemiyorum. İzmir, Denizli derken gidecek kaç yer kaldı bu sebepten dolayı, ben de bilmiyorum. :O
Kategori(ler): Dalgalı Bulutlu | 1 Yorum →
Fenerbahçe ve Türkiye için beklenen gül geldi çattı. Türk futbol tarihinde AŞL’de çeyrek finale çıkan 3.takım olma başarısını yakalayan Fenerbahçe, bir ilki gerçekleştirmek için bugün Stanford Bridge’de zorlu bir maça çıkacak. İlk maçta bilindiği gibi 2-1lik galibiyetin verdiği avantajla Londra’ya giden temsilcimiz, zorlu bir deplasman olan Chelsea mücadelesinde her türlü beraberlik ve galibiyette turu atlayan taraf olacak. 1-0 hariç tek farklı maglubiyetlerde(2-1de uzar) yine turu atlayacak olan Fenerbahçe’nin elenmesi için en az 2 farklı skorla yenilmesi gerekiyor. Deplasmanlarda da olsa gol atmayı başaran Fenerbahçe’nin hedefi en az 1 gol atmak olmalı. Fenerbahçe’nin eski futbolcusu Tuncay Şanlı’nın söylediği gibi, Chelsea takımı ilk 20 dakikada gol bulamadığında taraftar tepkisi gecikmiyor ve işin boyutunu daha da artırıp, Terry ve Lampard hariç diğer futbolculara küfür edebiliyor. İşte bu zorlu deplasmanda Fenerbahçe klasik Türk deplasman takımı gibi arkasına yaslanıp beklerse, elinde Drogba, Lampard, Cole, Anelka, Essien gibi yıldızları olan rakibine kolayca avlanabilir. Öte yandan ilk maçta oynamayan R.Carlos ve Gökhan Gönül’ün yerlerini alacak olması ve ilk maçta çok sıkı markaja tutulan Alex ve Uğur’un bilindik şekilde oynaması Fenerbahçe’ye turu getirip, Türk futbol tarihinde bir ilke; yarı finale çıkma başarısına vesile olacak.
Bugün uefa’nın resmi sitesi Uefa.com‘a açıklama yapan Türk milli oyuncusu Kazım Kazım, Londra’da doğup büyüdüğü, ailesinin hala burda olduğunu ve Chelsea maçlarına gidebilmek için 2bin sterlin para topladığını anlattı. Şu an onu Londra’da tanıyan kimsenin bugünkü durumuna inanamadığını söyleyen Kazım, olası bir yarı final maçında Liverpool-Arsenal takımlarında biriyle eşleşecek olmalarının hatırlatılması üzerine “Aslında ben Arsenal taraftarıyım. Fakat turu geçersek kim gelirse gelsin önemli değil.” dedi. Tüm Türkiye için tur atlamaya geldiklerini ilave eden Kazım, yarı final maçına kalırlarsa, Londra’ya tekrar geleceği için mutlu olduğunu söyledi 
Evet, arabadaki mp3playerde Fenerbahçe marşları, koltuklara giydirilen formalar ve Türk bayrakları hazır durumda. Getireceğin bir zafer tüm Türkiye’yi sabaha kadar sokağa dökeceği gibi, elenip gelirsen de canın sağolsun. Bu akşam ki maçta yolun açık, şans yanında olsun “Avrupa’nın üzerine doğan güneş”… 
Kategori(ler): Futbol, HaBeRLeR.., Sevgi İşi, iTaLiaNo'dan... | 3 Yorum →
WordPress’in 2.5 sürümünün çıkmasının ardından, memleketime geldiğim için kavuştuğum İnternet bağlantısının da olması sebebiyle yeni bir şeyler yapayım dedim. Önce WordPress 2.5 sürümünü yerel hostta denedim ve şu an da iTaLiaNo20.com’a çakmanın zor olduğunun gördüm. Eklentiler tema vs. derken uzun bir uğraş alacak sanırım. Şimdilik vazgeçtim ama ilerde WP 2.5 olarak yayına devam edeceğim, o kesin. Neyse neler yapabilirim derken, aklıma laf olsun diye aldığım iTaLiaNo20.com’a yönlendirdiğim iTaLiaNo20.net‘e ayrı bir blog kurmaya karar verdim. Daha önce blog.emreakalin.org’a farklı bir blog kurmuştum ve açıkçası kendim bile ziyaret etmemiştim adam gibi.
Şimdi yeni blog açmanın lüzumu yok diye düşünürken, önceleri aklıma giren bir düşünceyi orada hayata geçirmeye karar verdim. Bir zamanlar dmRy‘da gördüğüm yazıların İngilizce versiyonunu da yayınlamak gibi bir hayalim vardı. Fakat sonraları vazgeçmiştim. Şimdi bu yeni blogda Türkiye dışına açılmayı planlıyorum. Genelde buraya yazdıklarımın İngilizcesi olacak orada fakat bazen dünya gündemiyle ilgili apayrı yazılar da yer alacak. iTaLiaNo20′yi Türkiye dışında da tanıtmak lazım sanırım. Zor olacak ama denemeye değer. Hem bu arada da WordPress 2.5 sürümünü de öğrenmiş olurum. Zamanında yaptığım yönlendirme sonucu PRsi 3 olsa da yakın bir gelecekte Google bunu geri alacaktır. Çokta umrumda değil zaten. Alexa’sı da kendi girişlerim sayesinde 6Mlara ilerlemiş durumda. Yani sıfırdan başlamıyorum pek. Şimdi güzel bir tema ile WordPRess 2.5′u keşfe çıkalım artık 
Kategori(ler): Entresan, Google, Kişisel, blog, iTaLiaNo'dan... | 1 Yorum →