Artık Yolculuklar Daha Hüzünlü07.05.08 Tusuldat!Bu yazıyı Oyyla!webiket Oy Ver


Dün Tarih dersim için, tatilde olduğum memleketim Uşak’tan Denizli’ye gittim bir günlüğüne. Aslında bir işim vardı, bir kaç gün kalacaktım ama işimi beraber yapacağım kişi müsait olmadığı için ertelemek zorunda kaldım. Baktım daha son otobüse zaman var, en iyisi memlekete geri döneyim dedim. Cebimde de biraz para kalınca, uzun süredir özlemini duyduğum, emektar 6230′uma bir kulaklık aldım. Tabi otogara gelince hevesim kırıldı TemSA otobüs yüzünden. Denizli Seyahat genelde o saatlerde (20.00) ufak Sultan-Otokar koyuyor, telefonu kapatmıyoruz bari radyo dinleyeyim dedim. TemSA’da yok yok, uydu film hizmet :) Velhasıl, paraya ve hevese kıyamayıp, çıkarıp radyo dinlemeye başladım. Arada cızırtılar gelince MP3 Player’e geçtim ve beni bitiren o şarkıyı(Lucky Luke Soundtrack - I’m Poor LoneSome Cowboy :( ) dinledim. Görüntüm tam da şarkıya uyuyordu aslında.

italiano20

Yolculuğun ortalarında tabi 32 MBlik boyutu olan hafıza kartımda şarkı bitince, radyoya geçtim. Gece olduğu için ormantasyon kokan şarkılar verince radyocu abiler/ablalar, ağlayasım geldi. Belki de ağladım. Neden bilmiyorum ama bir üzüntü kapladı bedenimi. Sonra aklıma İbrahim Tatlıses’in son albümündeki “Sözüm Yok Artık” şarkısının “Kimseye yaş dökecek gözüm yok artık…!” dizesi geldi. Hemen sustum ve acımasızca baktım dünyaya. Tabi sonrasın Çivril girişinde jandarma çevirince tırıs tırıs oldum toplandım :D Bizim fakülte askerlik erteleme işini bu dönemden itibaren öğrencilerin kendisinin yapacağını söylediği günden beri jandarma otobüsü durdurunca “Aha askere gidiyoruz, tihayeyhh” diye sevinsem de tırısmaktan kendimi alamıyorum :) Ayrıca sanırsam 18 Mayıs geliyor, Magia belirsizliğini koruyor.. Yalnızlık Allah’a mahsustur lafına inanıyorum ama aynı zamanda gidişatın “Benim de ömür boyu yalnız kalacağıma” doğru yol aldığına tanık oluyorum.

Kategori(ler): Hayat - Ölüm, Kişisel, Sevgi İşi, iTaLiaNo'dan..., Üniversite | 2 Yorum →

Youtube Yine Yasaklanmış05.05.08 Tusuldat!Bu yazıyı Oyyla!webiket Oy Ver


Şimdilik haber acanslarından her hangi bir bulamasam da, takip ettiğim sitelerden birisi olan diyorum.com‘da çıkan son yazıya göre Youtube’ye Türkiye’den erişim yine yasaklanmış. Mümkündür olabilirdir, burası Türkiye’dir. Zaten anlık ziyaretçi trafiğini kontrol ettiğim siteye bakaraktan, evet yasaklanmış diyebilirim :) Ne diyelim hayırlı olsun diyor, Youtube’ye girmek isteyenleri şuraya alıyoruz. ;)

Kategori(ler): Entresan, Google, Kafamı Bozanlar, Youtube, İnternet | 2 Yorum →

Denizden Manken Çıktı05.05.08 Tusuldat!Bu yazıyı Oyyla!webiket Oy Ver


Denizbank‘ın reklamlarını belki bilirsiniz. Deniz’den o çıktı bu çıktı filan işte. Babam Denizbank’tan zamanında kredi çekmişti. Aylık ödemelere yatırmak ise bana düşüyor, milli görevim bu benim :D Her ay gider ufacık bankada, 10 müşterinin olduğu sırada 30 kişilik sıra numarası beklerdim eskiden. Canım sıkılırdı tabi, orayı burayı incelerdim. Bir gün bir vezne görevlisine gözüm takıldı. Pek hanım hanım, cici bici bir şey. Güzeldi hoştu ama sarışındı(sarışınlarda haz etmem). Ama işte dedim ya, her ay gidip 1-2 saat bekleyince bankaya, göz aşinalığından olsa gerek hoş gelmeye başladı gözüme. Sonra arkasından, masada özel müşterilere bakan bir banka görevlisini farkettim. O daha şukela bir şeydi. O da sarışındı ama bomba gibiydi. Hatta zamanının en koppa şarkısı olan “Sex Machine” sanki onun için yazılmıştı :D . Gel zaman git zaman bunların arasına daha genç, uzun boylu, siyah saçlı bir görevli katıldı. Tabi ki tercihim siyah saç olduğu için “numero uno” olacaktı ama çıtı pıtı, ince narin bir şey olduğu için fazla sarmadı(ince hatunlardan da haz etmem). Yani Denizbank XXX şubesi, banka şubesi değil; manken acansı resmen :D Ama şaşmamak lazım, çünki bu kişilerin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden mezun olduğunu bilmek olayı açıklıyor :D

Kategori(ler): Entresan, Sevgi İşi, Üniversite | 1 Yorum →

Günlük Yayında04.05.08 Tusuldat!Bu yazıyı Oyyla!webiket Oy Ver


Arada bir gerçek anlamda günlük yazsam da bu blogu kişisel kılan çok fazla yazı yok. Ben de ne yapsam ne yapsam diye düşünürken(aslında hiç düşünmedim ha) aklıma bir fikir geldi. Ampül parladı tepemde. Dedim kimi blogcuların orjinal ve daimi olarak yaptığı günlük hayatta neler yaşadıklarını gün gün özetleyen yazılar yazayım. “Bazen 3-4 yazı yazdığım oluyor, arada kaynayabilir” ve “okunmasının önemi yok, arşiv gibi bir şey olsun” düşüncelerim dolayısıyla, bir sayfada günlük olayları yazdığım yazılarımın toplanması ve yine bu yazıların ana sayfada gözükmemesini istememden dolayı farklı bir mimari uyguladım bu sistemde. İsteyen, merak eden Günlük sayfasına gidip, gün gün neler yaptığımı görebilir. Baştan söyleyeyim, çok aktif değilim ne zamanlardan beri :). Belli bir süre aynı yazıları yayına soktuğumu düşünebilirsiniz. Asosyal değilim ama ne zamandır no-action modundayım.
Uzun lafın kısası, günlüğümü merak eden, Günlük sayfasından okuyabilir ;)

Kategori(ler): Hayat - Ölüm, blog, günlük | 2 Yorum →

Aramalarda Üstte Çıkmak03.05.08 Tusuldat!Bu yazıyı Oyyla!webiket Oy Ver


İnternet siteleriyle uğraşan çoğu kişinin size telkinlerinden biridir “Eğer Google’da aramalardan ziyaretçi çekmek istiyorsan, ilk sayfadaki sonuçlarda çıkmalısın.”. Google‘dan ziyaretçi almak isteyen -ki çoğumuz böyleyiz- blogcular SEO’ya dikkat ederler, ciciler bicilerler yazılarını. Ama bir gerçek var ki bu bildiğimizi de aşıyor, onun ilk sayfada çıkmaktan daha önemli şeyler olduğunu söylüyor.

Cornell University tarafından yapılan, fazla detaylı olmayan bir araştırma sonucu bunu daha da gerçekçi kılıyor. Üniversitenin araştırması, eye tracking adı verilen bir teknik yardımıyla, Google aramalarından sonra kullanıcıların, hangi linkleri tıkladıkları, ne kadar zaman geçirdikleri üzerine. İlk sayfadaki 10 sonuç arasında kullanıcılar hangilerine tıklar ne kadar zaman geçirir, bunların hepsi aşağıdaki resimde.

google arama

Resim kaynağı: Online Marketing Research

Basitçe bir hesap yaparak daha iyi anlayabiliriz. Yapılan arama sonucunda, bir kelimeyi 1000 kişi aramış olsun. 9.  sırada bulunan site 14 kişiyi sitesine çekerken, 2. sırada bulunan site bile aslan payını kapamıyor. Bu hesaba göre onun ziyaretçisi de 135 civarında. Listede ilk sırada çıkan site ise 1000 kişinin 564 tanesini çekiyor ki sadece ziyaret sayısında değil, sitede gezinme süresi paylarından da en büyüğünü kapıyor doğal olarak.

Şu an için bunları kesin olarak kanıtlayacak her hangi bir kaynak yok. Eğer bulursanız paylaşmanızı isteriz. Bu konuyla alakalı sonuçları Google’ın bulması mümkün, fakat onlarda bu konuda pek istekli gözükmüyorlar.

Kıssadan hisse: Eğer arama motorları vesilesiyle, devamlı işleyen organize bir ziyaretçi trafiği istiyorsanız; arama yapıldığında listede üst sırada yer almak istediğiniz kelimelere önem verin.

Bu yazının orjinali burada bulunmaktadır. Ben ise sadece Türkçe’ye çevirdim, biraz kendi yorumumu kattım ;)

Kategori(ler): Google, Pagerank, İnternet | Yorum Yok →

Altınbaş Dalga Mı Geçiyor?01.05.08 Tusuldat!Bu yazıyı Oyyla!webiket Oy Ver


Yılbaşı, sevgililer günü derken geldik Anneler Günü tantanasına. Reklamlar dönmeye başladı TVlerde. Çiçek böcek, küçük ev aletleri, hadi belki mobilya firmaları reklam yapmakta haklılar ama bu Altınbaş’a ne oluyor anlamıyorum!! “Şu kadarcık” lafını literatüre sokan bu şirket, Türkiye’de yaşayan halkın maddi durumunu sanırım sadece GSMH’den takip ediyor olsa gerek. Sorarım size bu siteye giren binlerce kişiden hanginiz şu aşşağıdaki yüzüğü alabilir??

Altınbaşın şu gadarcık yüssüğü

Hadi o iyi, bunu alabilecek normal bir Türk vatandaşı varsa kapatır giderim bu siteyi :D

Altınbaşın şu gadarcık yüssüğü

Fiyatları okuyamıyorsanız söyleyeyim. İlk resimdeki yüzük en ucuz olanı ve 530 amerikan doları. İkincinin fiyatı ise şu kadarcık ;) 4380 amerikan doları. Benim bunu isteyen annem ya da sevgilim olacak, ilgi alakayı keserim arkadaş. Kanmayın reklamlara, yalanlara :D

Kategori(ler): Aşk Meşk, Entresan, Kafamı Bozanlar, Telekomu Öpüyorum | 3 Yorum →

anket