Güncelleme var, idare edin şimdilik..


‘TV’ Kategorisine Ait Yazılar

“Barış” Manço…24.09.09

FACEBOOK’TA PAYLAŞMIŞLARDI. KOPYALAMADAN EDEMEDİM..

Barış Manço Fransa’da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur… Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir… Sürekli,

” İşte Türk, yani barbar, vahşi vs… ” demektedir… Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere ” yanınızda kâğıt para var mı? ” diye sorar! Bu soruya spiker şaşırır ve ” evet var ama n’olacak ” der… Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır… Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında “Anahtar” adlı şarkısını söylemiştir… Bu şarkının bir bölümü şöyledir:

” Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan” (Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı Başınıza Albümü / 1992).

Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir… Barış Manço spikere sorar: ” Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim? ” Spiker:

“General…….” .

Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır:

“General…….”, “Amiral………..”, “Komutan………….”

Spikerin bu “falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan” cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır… Spikere der ki: “Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy’dur. Şairdir…

“Bu fotoğraftaki kişi Mevlana’dır. Düşünürdür… ”

“Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet’dir. Adaletin sembolüdür…”

“Bu paradaki kişi ise Atatürk’tür. ‘Yurtta barış, dünyada barış’ diyen kişidir…”

“Bizim paralarımız bunlar… Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına şairlerimizin, düşünürlerimizin, bilim adamalarımızın fotoğraflarını bastık… Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!” der…

Barış Manço’nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri canlı yayını keserler ve spikeri yayından alırlar. Başka bir spiker yerine gelir ve canlı yayın yeniden başlar, yeni spiker Barış Manço’dan ve Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir…

Kategori(ler) HaBeRLeR.., Memorystick, Sevgi İşi, TV, Tarih | Yorum Yok →

REST IN PEACE, NO MATTER WHAT COLOR IT IS..30.06.09

Dün bilimum video sitelerinden birinde malumu aliniz yeni ölen -ve hatta ölmemiş olabilir mi acaba diye de düşündüren- MJ abimizin bir klibinin altında şöyle bir yorum okudum:

“Sadece Amerika’da fakir ve zenci bir erkek çocuğu olarak dünyaya gelen bir insan zengin ve beyaz bir kadın olarak ölebilir. Size ve tüm o sevgi dolu cümlelerinize acıyorum. You’are pathetic*!!!”

Tebdil-i Mekan’da okuduğum yazıdan sonra bazı insanların evet doğru dünyaya sığmadığı fikri çok hoşuma gitti. Onlar dünyaya sığmıyorlardı ama kendi dünyalarını içlerine sığdırmakta güçlük çektikleri için taşırıyorlardı bize doğru. Kimisinde şiir oldu damladı. Kimisinde yazı oldu aktı bedenlerimize. Kimisinde sesler ve görüntüler aynı anda çağladı.

MJ’in müziğinin özenle hazırlanmış videokliplerine yeniden bir göz gezdirince yahu bunlar da CD’den dinlenecek malzemeler değil ki dedim kendi kendime! Adam zirvede olduğu her 10 yılda kendini yenilemeden duramayan kendini yenilemek derken görüntüsünü de %100 değiştirmeden edememiş bir adam. Kliplerinde hep bir muziplik hep beklenmedik bir görüntü bir dans seyirciyi ters köşeye yatıran bir bitiş!

İtiraf edeyim lisedeyken “Moonwalker” filminin ikinci yarısını ulan para verdik acaba ne yapmış devamında diyerek seyretmiş olsam da şimdi düşünüyorum. Hangi müzik adamı hayal gücünden taşanlar için o kadar uzun metrajlı bir klip çekmeye tamam çekmek neyse de o filmi bütün dünyada diğer adamakıllı filmlerin arasında vizyona sokmaya muktedir olmuştur ki? (hakkını yemiyim bi de Pink Floyd’un “The Wall” u var:) )

Asi olmayan yerden fikir çıkar mı? Fikrin çıkmadığı yerden yaratıcılık yaratıcılığın olmadığı yerden de eser çıkar mı? Adam yaratılmış olduğu renge varıncaya kadar bir asilik içinde. Ama “Remember the time” klibini yayınlarken dediler ki klipte oynattığı  oyuncu  Eddie Murphy ve manken İman siyah ırka karşı olan bir saygı duruşuymuş falan fişmanmış.

Bu ne perhiz bu ne MJ diyesi geliyor insanın! Ama belki de “ben böyle olmaktan utandım değiştim ama siz utanmayın! Ben şimdi de değiştiğim için utanmaktayım!” demek istedi kral kimbilir?

Kaşının üzerinde gözü var ya da taraftar önyargısıyla yav bu adam şu renk doğdu bu renk öldü diye düşünmeden yaptıklarını müziğini, müziğinin görüntüsünü kucaklıyorum ben. Adını belki de bir kez duymuş müziğinin mi’sini bile duymamış bir nesil öğrendi şimdi neler yaptığını. Ve ne güzel şarkıları varmış yav bu adamın dediklerini biliyorum bizzat.

Bir zamanlar rahmetli Barış Manço’nun ölümü üzerine yapılan dedikodular vardı. Bir dünya starında ise dünya çapında dedikodular olacaktır. Ama eğer gerçekten öldü ise  “Liberian girl” klibindeki yönetmen tavrıyla saklandığı yerden çıkmayacaksa  eğer, neden nasıl öldüğü adli tıpın ve ailesindeki varislerinin işi olmalı.

Ben sesiyle, müzisyenlik anlayışıyla, çektiği görüntülerdeki hayal gücüyle, insanları peşinden sürüklemesiyle, dansıyla bir daha eşi benzeri en azından bizim dünyada ikamet ettiğimiz süre içinde gelmeyecek olan bu adam/insan/zenci/kadın/beyaz/baba/gay her ne ise onu hep bembeyaz dişleriyle muzipçe sırıtması ve parmaklarındaki ne idüğü belirsiz yara bantları ile anacağım.

Doğduğu ve öldüğü andaki rengiyle ilgilenerek kendilerini SİYAH la BEYAZ ın farkını görüyorum sananlar ise bu adamın geride bıraktığı müzikal ve görsel mirastan hiç nasiplenemeden ömür boyu kulak ve renk körü olarak yaşasınlar!!!

*acınacak haldesiniz!

Kategori(ler) Dalgalı Bulutlu, HaBeRLeR.., Hayat - Ölüm, Kafamı Bozanlar, Kişisel, Memorystick, Multimedya, Müzik, Sevgi İşi, Sinema, TV, Tarih, Video | 1 Yorum →

Eurovision 2008′de 7. Olduk25.05.08

Az önce sonuçlanan yarışmada, pek şans vermediğim Mor Ve Ötesi grubu 7. oldu. Toplamda 138 puan toplayan grup, ilk başlarda yüksek puanlar alsa da sonraki ülkelerden fazla puan alamadı. Kendilerini yine de tebrik ediyorum, bu kadar komşuluk ve diplomatik ilişkileri gelişmiş ülkeler arasında tek başına bu dereceye gelmek, kolay iş değil. :)
Bize puan veren ülkeler:
İngiltere 8, Makedonya 7, Ukrayna 4, Almanya 10, Bosna Hersek 8, Arnavutluk 10, Belçika 10, San Marino 4, Bulgaristan 5, Fransa 10, Romanya 8, Norveç 2, Macaristan 5, Hollanda 10, İsviçre 6, Azerbeycan 12, Finlandiya 4, Belarus 3, Rusya 2, Gürcistan 6,

Puan vermeyenler:
Estonya, Letonya, Sırbistan, İsrail, GKRK, Moldova, İzlanda, Portekiz, Andorra, Polonya, Slovenya, Ermenistan, Çek Cumh., İspanya, Malta, İrlanda Cum., Yunanistan, Hırvatistan, İsveç, Litvanya, Karadağ,

Belçikalıların ve Fransanın(daha doğrusu tüm Avrupanın) Ermenilere 12 vermesi beni ayar etti. ;) Dostumuz dediğimiz Balkan ülkelerinden de bize küçük oylar gelirken, büyük oylarını bizim sevmediğimiz ülkelere verdi.

Yarışmanın 1. Rusya, 2. Ukrayna, 3. ise Yunanistan oldu.

Sonradan ilave not(HiSeL‘in yorumundan sonra):
Ermenistan’a 10-12 puan vermemiz de beni baştan çıkaran, delirten galeyana getiren bir durum. Ama doğal görmeye başladım artık, ermeni de çok ülkemizde, ermeni sempatizanı da.

Kategori(ler) Entresan, Müzik, TV | 5 Yorum →

Sınıf Dizisi Müziği – Pinhani27.01.08

Show TV’de geçtiğimiz gün yayına giren yeni bir dizi “Sınıf”. Adından anlaşıldığı gibi klasik bir okul dizisi değil aslında ilk gördüğüm kadarıyla. Olaylar sınıfta başlasa da, daha çok okul dışı konular işleyecek gibi. Baş aktörün öğretmen olması, konunun tekrar sınıflara dönebileceğini gösteriyor gibi. Okullarda yaşanan şiddet konusuna ve ilaveten uyuşturucuya değinen bu diziyi, tam olarak izleyemedim. Hatta dizi ilk yayınlandığında izleyemedim desem daha doğru olur. :) Dizi bittikten sonra Show TV’de +7 uyarılı bir yapım başlıyordu ben de bakayım dedim. Sonrasında gördüm ki, Sınıf’ın özetiymiş. Asıl merak ettiğim o silahlı sahnelerden sonraki bölümlerden kısa kısa esintiler vardı. Baş aktörümüz olan Kaya’nın abisi Umut’un yanında dolanan ruh dolayısıyla Umut’u kafadan çatlak zannetsem de son sahnede kim olduğunu, ne olduğunu çözebildim. :) Sanırım son anda Umut’a annesinden gelen telefon, herkesin tahmin ettiği gibi Kaya’nın ölüm haberi.

Ben diziden çok, dizinin jenerik müziğini beğendim ve dinlemenizi istedim. Sanırım adı “Herkes Aynı Hayatta”. Kavak Yelleri’nin başarılı müzikçisi Pinhani tarafından seslendirilen parça, çok hoşuma gitti. Buyrun iyi dinlemeler ;)

Şarkıyı dinle (daha fazla…)

Kategori(ler) Dizi, Müzikler, TV, iTaLiaNo'dan... | 16 Yorum →

  • OkuyorumDinliyorumSeyrediyorum

  • Abone Olun

  • RSS Dinlediğim Şarkılar

  • Son Yorumlar

  • RSS İzlediğim Videolar

  • Etiketcanlar

  • Entresan


  • iTaLiaNo20 K.M.