Gitmene Hiç Bir Zaman Alışamadım • 02.07.08
Dönüp giderken arkanı bana, ne yaptım hiç bakmadın, üzüldüm ağladım mı yoksa sünger çekip geçmişe yeni bir denize atladım mı diye. Düşünmedin hiç bir zaman, incinen yüreği mi, bedeni mi? Sormadın ki tanıyanlara ne yapıyorum nerdeyim ne haldeyim diye. Hiç bir zaman acımadın bana, yüreğin de hiç sızlamadı. Tüm bunlara alıştım, zaten ne zaman beni sorduğun haberi gelirse, doğru mu yalan mı diye düşünmeden şaşırdım. Ölüp gitmeme bile razı olmanı kabullendim ve yine hep uzakta olmana alıştım ama nedense gitmene hiç bir zaman alışamadım. Oysa ki sen hiç gelmedin, hep uzaktaydın ve bazen durduğunda hayat yolunda; ben sana doğru geldiğim için bana yakınlaştın zannettim.
Ve yine gideceksin, hatta belki de şu an dönüş yolundasın. Gitme kal ya da geri dön diye yollarına barikat kurmayı isterdim ama söz verdim kendime. Acındırmamam lazım bu yüreği, kurumuş yarasını kanatmak istemiyorum. Eğer olacaksa, eğer bu yuvarlak dünya tersine dönecekse ve sen geri geleceksen; bunun, senin istemenle olmasını istiyorum. Dillerimde biten tüylere, umutsuz dileklerin verdiği acılara dayanır da bu yürek; gelmeyeceğini bile bile, kalmayacağını bile bile dön demek, gitme kal demek; aptallıktan başka bir şey değil. Aptalım ama neyse işte…







