‘Memorystick’ Kategorisine Ait Yazılar

Çarşafa dolanmışsın Bey!03.12.08

“kolumu kaldıramıyorum kolum kolum koluma nooldu.. elim elimi hissetmiyorum.. bacaklarım bacaklarım da uyuşmuşlar.. ayaklarımı hiç kıpırtadamıyorum.. noluyor yaw bana böyle.. birisi 911 i arasın! genel merkezi arasın! bi hastanenin önünde zırhlı mercedeste kapalı mı kaldım yoksa! iyi de ben nerdeyim ben kimim hooooaaaaaa!”
-Uyan bey kalk kalk!
-Hıh! Sen kimsin! N’arıyosun yanımda! Bu elimdeki rozet ne!
-Çarşafa dolanmışsın Bey! Döne döne yatınca!
-Hatun sen de nerden aldın şu saten kara çarşafları! Bu saatten sonra fantezi bizim neyimize! Bak elimize ayağımıza dolandırdık herşeyi!
-Yaw ne alakası var fanteziyle! Amerika’dan getirttim ben bunları. Şimdi orda siyah moda! Sen de bunca yıldan sonra beceremiyorsan bi yeni çarşafta uyumayı in koltuğundan yatağından git kanepede yat!

-Kötü kötü söyletme gece gece bak elimde rozet var batırırım haa!
Bu sırada dünyanın öteki ucunda:
-Michelle my Michelle! Geçen gün bireysel emeklilik sigortası yaptırdık da emekli olunca naapıcaz yaw diye kara kara düşünmeye başlamıştın ya!
-Eeee!
-Ben emekli olunmayan bi yer buldum. Şu Ortadoğu’daki ülke! Orda bi parti başkanı varmış. Bireysel emeklilik ona işlemiyormuş. Ben başkanlıktan ayrıldığımda da orda olur nasılsa! Gördüğü her kara şeye de rozet takıyormuş zaten. Biz de sıraya gireriz önünde. Tekrar bi partide çalışmaya başlarız. Ömrümüzün sonuna kadar mutlu mesut yaşarız di mi selvi boylum kara kaçanım!

Kategori(ler) Memorystick | Yorum Yok →

Türkiye Haritası Değiştirilmeli!28.11.08

Geçen akşam bir film seyrediyordum. Şili-İspanya-İngiltere-Fransa ortak yapımı bir Şili filmi. Adi:Machuca. Filmin konusunu anlatmayacağım tabii ki. Tarihi bir tesadüfle “11 Eylül” 1973 tarihinde başkent Santiago’da sosyalist rejime karşı yapılan darbeyi üç çocuğun arkadaşlıkları üzerinden anlattığını söyleyeceğim sadece. Benim asıl ilgimi çeken çocukların yaşından ve kıyafetinden bir ortaöğretim kurumu olduğunu anladığımız okullarında sınıflarının duvarında asılı olan harita. Harita ilkatlaslarımızın son sayfalarında yer alan Güney Amerika haritası. İlginç geldi çünkü daha önce hiç tek başına Güney Amerika haritası asılı bir sınıf görmemiştim. Halbuki bu kıtada geçen iki film daha seyretmiştim önceden. Harita şu yüzden ilginç: Şilililer kendilerinden bir yazarın ağzından okuduğum kadarıyla memleketlerine “dünyanın sonundaki ülke” diyorlardı. Ama yine de hangi kıtanın neresinde olduklarını bilebilecekleri şekildeydi haritaları. Dünya üzerindeki konumumuzu anlamamız,komşularımız kimmiş bilmemiz açısından bizim haritamızın da avrupa ile bitişik ya da ortadoğuyu kapsayan bir haritaya dönüştürülmesi gerek miyor mu?.


“Mustafa”yı seyretmedim ama Atatürk’ü yalnız bir adam olarak gösterdiğinden dem vurup şikayetçi olanlar var. Üstteki haritada Türkiye de yalnız gibi durmuyor mu? İlkokul ezberiyle komlşularımız: “Batıdaaaa Yunanistan veeee Bulgaristandııııırr!” Hani nerde? Bu haritada yazmak zahmetini bile göstermemişler koşularımızın isimlerini! Bu Yunanistan ne kadar büyüktür? Adalar bize ne kadar yakındır? Almanya’da yaklaşık üç milyon Türk yaşamaktadır tamam da bize yakın mıdır uzak mıdır? Türkiye rakamsal olarak ezberletilen yüzölçümü ile Avrupa’daki çoğu ülkeden büyük müdür? Bunları da görerek büyüseydik daha iyi olmaz mıydı?
Alttaki harita Avrupa Birliği’ymiş. Avrupa birliğine girmeye çalışmalı mıyız? Tamamımız mı sadece bir ayağımız mı Avrupa’da, sırtımızı nereye dayamışız görmemiz gerekmez miydi tüm ortaöğretim hayatımız boyunca?? Bence gerekirdi.
Üstelik dünya üzerinde Türkiye tek başına olduğu haritadaki gibi tam yatay yer almıyor! Alttaki haritaya bir daha bakın!
Aklıma takılıyor sinirleniyorum. Sürçülisan ettiysem affola.

Kategori(ler) Kafamı Bozanlar, Memorystick, Sinema, Tarih | 3 Yorum →

İlk kar..24.11.08

İlk kar düştü. Kıskanmayın. Daha çok böyle manzara seyredicem ben. Bir de kedim.


Merak etmeyin üşümez. Tombulum tombalakım oldu zaten buraya geleli :)
Sen sus gözlerin konuşsun derler ya susayım da manzara konuşsun.

Kategori(ler) Memorystick | 4 Yorum →

Seven Social Sins24.11.08

*Politics without Principle
*Wealth without Work
*Pleasure without Coscience
*Knowledge without Character
*Commerce without Morality
*Science without Humanity
*Worship without Sacrifice
Türkçesini yazmayacağım. Bilmeyenler buyursun burdan (www.seslisozluk.com) dan baksın. Bu öğretiler Gandhi’nin eserinden alıntılanmıştır. Hindistan’ı ziyaret eden devlet adamlarına bunların basılı olduğu bez bir afiş hediye edilir. Ve bu devlet adamları kucaklarında özellikle ilk satırdan başlayarak uymak zorunda oldukları bu yedi sosyal mesajın ingilizcesi yazılı olan bez afişle poz verirler. Umarım okurlar. Umarım anlarlar. Umarım uyarlar.

Kategori(ler) Memorystick | Yorum Yok →

“Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır!”24.11.08

“Sultan Mehmed, 1453 yılı 23 Mart’ta ordusuyla Edirne’den hareket etti. Kuşatma 6 Nisan’da başladı. 18 Nisan’da İstanbul adaları alındı. 22 Nisan gecesi Türk donanması karadan Haliç’e indirildi ve son olarak 29 Mayıs sabahı yapılan taarruzla, muhtelif devletler tarafından yirmi sekiz defa muhasara edilen İstanbul, Osmanlı topraklarına katılmış oldu.
Savaş sonunda Sultan Mehmed, beyaz atına binmiş, ordusunun önünde, yanında hocaları bulunduğu halde İstanbul’a ilk defa girerken, şehir halkı heyecanla Türk ordusunu karşılamaktadır. Ak sakalı ve ağır duruşuyla Akşemseddin’i padişah sanarak ellerindeki çiçek demetlerini ona vermeye çalışan şehir halkına göz ucuyla Sultan Mehmed’i göstererek; ‘Sultan Mehmed odur, çiçekleri ona veriniz’ demek istemiştir. Fatih de Akşemseddin‘i göstererek; ‘Gidiniz gene ona veriniz.. Sultan Mehmed benim ama o benim hocamdır’ demiştir..
Tarihin yalancısıyız. Bundan bir milenyum önce de bir öğretmenler günü kompozisyon yazarken bunu alıntılamıştım. Mithatpaşa İlkokulu’nda çok şanslı bir öğrenci olarak beni beş sene okutan öğretmenim Merkube Çetin’i ağlatmıştı bu yazdıklarım. Sanırım tarih tekerrürden ibaret.

Kategori(ler) Memorystick | Yorum Yok →

Dert deryasındayım anam kayık değilem, 17 Kasım’da doğdum ama örgüt değilem!18.11.08

17 Kasım 14.15′de Hacettepe Erişkin Hastanesi Doğum Servisi’ne ayak basışımın bilmemkaçıncı yıldönümü yurt çapında, yavru vatran Kıbrıs’ta ve ülkemizin yurtdışı temsilciliklerinde çeşitli anma toplantılarıyla kutlandı. Özellikle en büyük ilimiz olan İstanbul’un Çiçek Pasajı isimli nadide bölgesinde işinin ehli bir oda orkestrası tarafından çalınan ‘İlle de roman olsun’ şarkısının ardından günün alman ve ömerini konu alan bi konuşma yapıldı. Konuşmanın sık sık İstanbul’un çeşitli semtlerinden katılan delegeler tarafından alkışla bölündüğü görüldü. Yan masalardan yapılan katılımlarla coşkunun doruklara tırmandığı kutlamanın sonunda ‘taksim taksim’ dağılan konuklar gecenin sabahın o saatinin köprü trafiksiz ortamında halay çekerek karşıya geçtiler. Bir dahaki sefere Sunay Akın’ı da konuşmacı olarak çağırmayı planlayarak ayrıldılar :D

Kategori(ler) Memorystick | 1 Yorum →

  • bayrak

  • Abone Olun

  • Etiketcanlar

  • Reklam

  • Entresan

    TopOfBlogs

  • iTaLiaNo20 K.M.