Sevgililer günü yaklaşık 269 yılında, Roma Katolik Kilisesinde dini görevini icra eden, en bilinen 2 İtalyan azizinden biri olan Valentine’nin aşkı yüzünden öldürülmesine dayanır. O zaman Allah katında geçerli din Hristiyanlık olduğu için eyvallah denilebilir, fakat Müslümanlığın gelmesinden sonra olayın özeti, bir İtalyan azizinin, o anki forsunu kullanarak, uçkur derdine düşüp manita indiragandi olaylarına giriştikten sonra, kızın babasının aşiret ağası olması sebebiyle bok yoluna gitmiş olmasıdır. 1900lü yıllarda da zaten Katolik Kilisesi bu olayı Dini Bayramlardan çıkarmış, Papa 56. Riccardo Montolivo tarafından Vatikan’ın yüz ölçümünü kaplayan bir insan topluluğuna “Böyle işler fason olmuştur artık. Gidin pitza, makarna neyim yapın. Olmadı futbol oynayın. Yoksa sonumuz töbe estafirullah St. Valentine gibi olacaktır.” diye yapılan açıklama Vatikan,İtalya ve bilimum diğer gavur ülkelerde iplenmemiş olay büyümüştür. Microsoft gibi reklam ve pazarlama politikası olan kurum ve kuruluşlar bu günü kullanmış; gül, lokum,leblebi, gül suyu satışlarını artırmak için türlü şekiller yapmıştır.
İşin kısaca özeti,
Katolik, Hristiyanlık, Roma Katolik Kilisesi, Aziz, Azize, Peder, Roma, Torino,Sicilya, Cavese vb diğer İtalya şehirleri(Monza,Milan hariç), Valentine, Valentinius ile bir alakam olmadığı için bugünün bir anlam ve önemi yok benim için. 14 Şubat’ın tek özelliği, ertesi günü kira verecek olmamdır. Bugün de sevgilisine 1-3-5-7 ve bilimum tek sayılarda gül buketi yapan(zaten gül buketi tek sayıda güllerden oluşur), kırmızı iç çamaşırı, pofuduk ayıcık vb. tüketim ürünleri alan kişileri kınamakla beraber, gül vb. hediyeye harcayakları paraları Kutlu Doğum Haftası’nda harcamalarının onların daha hayrına olacağını belirtmek istedim.