Sezen Aksu’nun zurnacısıyla İbrahim Tatlıses’in davulcusu
15. Uluslararası Karadeniz Ereğli Sevgi Barış Dostluk Kültür Sanat Etek Kötek festivalindeyiz. Cuma akşamı Sezen sahne alıo ne hikmetse bi takım kendini bilmezler Ozan Ozan die bağırıolar sahneye. Yahu adamın yeni çocuğu oldu. Aile/mutluluk katsayısının en yüksek olduğu günleri yaşıo. Karısını aldatçaksa da şimdi sırası değil. 3-5 sene bekleyiniz. Neyse zurnacıyla işimiz yoktu kafiye olsun diye yazdık. Şahane bi orkestraydı her zamanki gibi. Akciğerlerimizde “gel gel sarışınım” diye gümbürdedi, “bu gece gel yarın istersen yine git” diye taaa o zamanlara götürdü beyin hücrelerimizi. Cumartesi akşamı ise İbrahim Tatlıses ve davulcusu sahne aldı. Neden derseniz adam İbo’dan daha çok şımardı sahnede. Baktım bi ara önümdeki herkesten boyum uzun ve başak tarlasından geçen dere kenarındaki kavak ağacı gibi meydandayım. Tabii önlerdeyim de. Sağolsun AKP’li belediyenin sahne önüne sadece kadınları alma politikasıyla arkadan önden değen dokunanlarla zıplamadan rahatça azarak konser seyredioz. Bu kadınlara saygı erkeklere ihanet gibi de durabilir. Erkeklere saygı kadınlara ihanet gibi de durabilir; her iki tarafa da ihanet gibi durabilir-ulan sevgilimizin belinden sarılmadan bi “mutlu ol yeter” dinlenir mi derseniz- baktığınız açıya bağlı. O açı da şu anda burda tartışılmaz . Sonra bu davulcuyla gülüştük falan konser ve belediye başkanının seçim propagandası bitince el salladım kendisine. Baktım o da bana telefon sallıo. Ehe ehe o kadar da değil
Baba dedim içimden bak benden 14 saat uzak yola gittin kızın davulcuya kaçacak nerdeyse. Ama İbrahim Tatlıses’in davulcusu da olsa.. Neyse çıktım ordan. Yok bişi bu kadar. Bu kadar yaw. Eğlendik işte. Dağılın.

Yorum Yazın