Denizbank‘ın reklamlarını belki bilirsiniz. Deniz’den o çıktı bu çıktı filan işte. Babam Denizbank’tan zamanında kredi çekmişti. Aylık ödemelere yatırmak ise bana düşüyor, milli görevim bu benim :D Her ay gider ufacık bankada, 10 müşterinin olduğu sırada 30 kişilik sıra numarası beklerdim eskiden. Canım sıkılırdı tabi, orayı burayı incelerdim. Bir gün bir vezne görevlisine gözüm takıldı. Pek hanım hanım, cici bici bir şey. Güzeldi hoştu ama sarışındı(sarışınlarda haz etmem). Ama işte dedim ya, her ay gidip 1-2 saat bekleyince bankaya, göz aşinalığından olsa gerek hoş gelmeye başladı gözüme. Sonra arkasından, masada özel müşterilere bakan bir banka görevlisini farkettim. O daha şukela bir şeydi. O da sarışındı ama bomba gibiydi. Hatta zamanının en koppa şarkısı olan “Sex Machine” sanki onun için yazılmıştı :D . Gel zaman git zaman bunların arasına daha genç, uzun boylu, siyah saçlı bir görevli katıldı. Tabi ki tercihim siyah saç olduğu için “numero uno” olacaktı ama çıtı pıtı, ince narin bir şey olduğu için fazla sarmadı(ince hatunlardan da haz etmem). Yani Denizbank XXX şubesi, banka şubesi değil; manken acansı resmen :D Ama şaşmamak lazım, çünki bu kişilerin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden mezun olduğunu bilmek olayı açıklıyor :D