O kadar dedikodu dolaşıyordu ki hiç birine kulak asmadım.Carlos geldi,şu bu gelecek dediler,umursamadım.Büyük Kaptan gitti,yeri doldu dedim.Ama bugün öğrendiğim haberden sonra artık transfer piyasasını takip edecek durumda değilim.

Ve artık Kadıköy sessiz.
Çünkü o ateşli çocuğunu kaybetti dün.Sakarya’nın bağrından Fener’in Bahçesine kopup gelen o yanakları al çocuk yuvadan uçup gitti.Hem de kalitesiz diyebileceğimiz 2.sınıf bir İngiltere Premier Ligi takımına.Nedir ne değildir bilemem,bir şey söyleyemem ama benim Tuncay’a söylemek istediklerim var.

Herşey para ve şöhret değildir.Sıradan bir menajerlik oyununda bile,dünyalar kadar para verildiğinde Fenerbahçe’mde vazgeçmem diyen bir karakter koymuşlarsa sana,bilki öyle gözüktüğündendir.Hiç bir Fenerbahçelinin aklına bile gelmemiştir M’Boro gibi bir takım için Fenerbahçe’ye,o deli 55bin taraftara ve daha milyonlarcasına veda edip gitmen.

Sanırım para değil sorunun.Çünkü ne sen Fenerbahçe’nin veremeyeceği bir ücret isteyebilirsin, ne de Fenerbahçe seni elinden kaçırmamak için düşük bir ücret teklif edebilir.Bence Avrupa’da oynama isteğin ağır bastı ve unutturdu sana o giderken öptüğün formadaki renkleri.Bu renklere aşıksan gitmemeliydin Tuncay.Çünkü bu taraftar sana bağlıydı ve şimdi her Fenerbahçeli evde bir hüzün var,sevinçten çok.

Sevilen futbolcular gittiğinde üzülmek normaldir.PvH’ye üzülmüştüm,Uche’ye üzülmüştüm ama seninki kadar değil.Bir tek Serhat gittiğinde bu kadar kötü koymuştu bana.Aynı senin gibi kulübe 5 kuruş kazandırmadan gitmişti.Fenerbahçe’nin parayla pulla işi olmaz ama bu şekilde gitmek,kaçarcasına olur!

Sana Premier Lig’de başarılar Tuncay.Her giden unutulut elbet,aslolan renklerdir.Klübün şanlı tarihine altın harflerle kazınmayı değil de şöhreti(!!) seçmen kararındır saygı duyarım.