YAŞAYARAK ÖGRENMEK
Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal da Napolyonu müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da :
‘Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı.’
diye savuşturmuş. Nihayet biraz sonra Napolyon’un muhafızları yetişmişler. Bakkal ömründe bir daha karşilaşamayacağı Napolyon’a sormuş:
‘Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?’
Napolyon birden öfkelenmis.
‘Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?’
diye bağırmış. Hemen askerlerine, Adamcağızı kurşuna dizmelerini emretmiş. Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşisına dizilmişler. Mermiler namlulara sürülmüş, artık ‘ateş’ emri verilecek… Adamcağız içinden:
‘Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin’
diye düşünürken,arkadan bir çift el uzanmış, gözündeki bağı açmış.Karşisında Napolyon varmış. Tek cümleyle cevaplamış Napolyon:
‘İşte böyle bir duygu!’
“Yaşayarak ögrenmek, bedeli en yüksek ögrenme biçimidir…”
Bu yazıya 5 yorum var
Haziran 2nd, 2007
Bu napolyon akıllı adammış yaw
Haziran 2nd, 2007
Vay anasını be.Harbi akıllı adammış.Örnek için Cossacks II:Napoleonic Wars’a bakabilirsiniz.
Haziran 5th, 2007
Akıllı adam
para para para
Bizimde Nasrettin Hocamız var 
Haziran 9th, 2007
hızlı koşan atın boku seyrek düşer !
Haziran 9th, 2007
İşte günün özlü sözü
Yorum Yazın