Yaşamayı Neyleyim…
kalabalık arasında dolaşan bir yalnızlık abidesi
yüzünde hafif bir gülümse
kalbinde saplanmış hançerin derin yarası
…
avare olmuş dağlarda mecnun arar
leylayı bulmak için
gözlerde ufuk haritası silik ve puslu
sevdalıdan bihaber
döner durur felek gibi çarkın içinde
hep aynı yerde hep aynı virane
ekinler boy verir sulak tarlalarda
ay gündüzleri doğar
nehirler akağını çevirir zirveye
bendler yol boyu serilir önüne
yollar bitmez olur
imkansız nedir bilinir o an
yaşamak en acı tecrübe ya
darağacında sallanır bir yaprak gibi
her adım ölüme gider
yalnızlık ölüm değilmidir der geçer!
tabut olur yattığı her yatak
ölüm peşinde kol gezer
ya vazgeçmeli sevdadan
ya olmalı ölüme asker
sevdası olmasa kalpte yârın,
emre yaşamayı neyler!




