Efendim sitemizin üst kısmında gördüğünüz resimde belirtilen anketle ilgili kısa bir açıklama yapmak istedim.
Bir arkadaşımızın tanıdığının doktorası için gerekli olan bu anketi, arkadaşın ricası üzerine koydum. Ve üniversite öğrenci olan olmayan herkesin katılmasını bekliyorum. Tabi ki merak edeceğiniz konular olacaktır. O yüzden doktorası için bu anketi düzenleyen kişinin ağzından bir bilgi vereyim de, oy verip vermeme konusundaki çekimserliğinizi azaltabilelim
Anket hakkında bilgi almak isteyenler, açıklamayı buradan okuyabilir
Mini minnacık ayaklar mini minnacık eller Mustafa Keleşoğlunun eğitmenliğinde büyüklerine taş çıkarır derecesinde folklör gösterisini izlemenizi isterim.Video yükleme işini ben üstlendim biraz sıkıntı yaşadık ama olsun uğraşımıza değdi.İnşallah bununla kalmazlar
Madonna‘nın beklenen albümü çıktı. Hani şu Vodafone‘nin reklamlarında beleş dağıtıyoruz koç yiğitler dediği Hard Candy albümü Madonna’nın kendisi ayrı bir konu. 8 yazı yazsak anca anlatabilirim belki. Çok şukela bir hatun, yıllanmış şaraplar bile yanında dandirik kalır. Bu Vodafone reklamlarında tic tac tac tic tarzı bir şarkısı var onu bulamadım( daha doğrusu araştırmadım ) . Ama geçenlerde bir habere konu olan cıstak şarkısını buldum hoşlaşınca siteye de koyayım dedim. Şarkı Candy Shop, ve içerisinde “I’ve got Turkish delight baby and so much more” yani “Elimizde güzel Türk lokumları var ağabey, bakmadan geçme” tarzı bir söz var. Geçende bizim lokumcularımızdan birisi Madonna’yı bu sözden dolayı tebrik ettiklerini ve Madonna adında yeni bir lokum modeli üreteceklerini açıkladı. Saçma gelebilir ama bence güzel. rumlarla lokum kapışmasına girmişken, Madonna gibi dünyaca tanınmış bir şarkıcının Türk Lokumu diye deklare etmesi, bizim için avantaj Neyse efenim diyor, ve şarkımızı dinlemek için TRT Ankara stüdyosuna bağlanıyoruz Devamını oku →
Dün Tarih dersim için, tatilde olduğum memleketim Uşak’tan Denizli’ye gittim bir günlüğüne. Aslında bir işim vardı, bir kaç gün kalacaktım ama işimi beraber yapacağım kişi müsait olmadığı için ertelemek zorunda kaldım. Baktım daha son otobüse zaman var, en iyisi memlekete geri döneyim dedim. Cebimde de biraz para kalınca, uzun süredir özlemini duyduğum, emektar 6230′uma bir kulaklık aldım. Tabi otogara gelince hevesim kırıldı TemSA otobüs yüzünden. Denizli Seyahat genelde o saatlerde (20.00) ufak Sultan-Otokar koyuyor, telefonu kapatmıyoruz bari radyo dinleyeyim dedim. TemSA’da yok yok, uydu film hizmet Velhasıl, paraya ve hevese kıyamayıp, çıkarıp radyo dinlemeye başladım. Arada cızırtılar gelince MP3 Player’e geçtim ve beni bitiren o şarkıyı(Lucky Luke Soundtrack - I’m Poor LoneSome Cowboy ) dinledim. Görüntüm tam da şarkıya uyuyordu aslında.
Yolculuğun ortalarında tabi 32 MBlik boyutu olan hafıza kartımda şarkı bitince, radyoya geçtim. Gece olduğu için ormantasyon kokan şarkılar verince radyocu abiler/ablalar, ağlayasım geldi. Belki de ağladım. Neden bilmiyorum ama bir üzüntü kapladı bedenimi. Sonra aklıma İbrahim Tatlıses’in son albümündeki “Sözüm Yok Artık” şarkısının “Kimseye yaş dökecek gözüm yok artık…!” dizesi geldi. Hemen sustum ve acımasızca baktım dünyaya. Tabi sonrasın Çivril girişinde jandarma çevirince tırıs tırıs oldum toplandım Bizim fakülte askerlik erteleme işini bu dönemden itibaren öğrencilerin kendisinin yapacağını söylediği günden beri jandarma otobüsü durdurunca “Aha askere gidiyoruz, tihayeyhh” diye sevinsem de tırısmaktan kendimi alamıyorum Ayrıca sanırsam 18 Mayıs geliyor, Magia belirsizliğini koruyor.. Yalnızlık Allah’a mahsustur lafına inanıyorum ama aynı zamanda gidişatın “Benim de ömür boyu yalnız kalacağıma” doğru yol aldığına tanık oluyorum.
Şimdilik haber acanslarından her hangi bir bulamasam da, takip ettiğim sitelerden birisi olan diyorum.com‘da çıkan son yazıya göre Youtube’ye Türkiye’den erişim yine yasaklanmış. Mümkündür olabilirdir, burası Türkiye’dir. Zaten anlık ziyaretçi trafiğini kontrol ettiğim siteye bakaraktan, evet yasaklanmış diyebilirim Ne diyelim hayırlı olsun diyor, Youtube’ye girmek isteyenleri şuraya alıyoruz.
Denizbank‘ın reklamlarını belki bilirsiniz. Deniz’den o çıktı bu çıktı filan işte. Babam Denizbank’tan zamanında kredi çekmişti. Aylık ödemelere yatırmak ise bana düşüyor, milli görevim bu benim Her ay gider ufacık bankada, 10 müşterinin olduğu sırada 30 kişilik sıra numarası beklerdim eskiden. Canım sıkılırdı tabi, orayı burayı incelerdim. Bir gün bir vezne görevlisine gözüm takıldı. Pek hanım hanım, cici bici bir şey. Güzeldi hoştu ama sarışındı(sarışınlarda haz etmem). Ama işte dedim ya, her ay gidip 1-2 saat bekleyince bankaya, göz aşinalığından olsa gerek hoş gelmeye başladı gözüme. Sonra arkasından, masada özel müşterilere bakan bir banka görevlisini farkettim. O daha şukela bir şeydi. O da sarışındı ama bomba gibiydi. Hatta zamanının en koppa şarkısı olan “Sex Machine” sanki onun için yazılmıştı . Gel zaman git zaman bunların arasına daha genç, uzun boylu, siyah saçlı bir görevli katıldı. Tabi ki tercihim siyah saç olduğu için “numero uno” olacaktı ama çıtı pıtı, ince narin bir şey olduğu için fazla sarmadı(ince hatunlardan da haz etmem). Yani Denizbank XXX şubesi, banka şubesi değil; manken acansı resmen Ama şaşmamak lazım, çünki bu kişilerin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden mezun olduğunu bilmek olayı açıklıyor